6 Mart 2015 Cuma

Skolyoz duruş bozukluğu değildir.

Skolyoz konusunu inceliyoruz. Bu yazıda sorun nedir, neden yakınıyoruz sorusuna cevap aramaya başlayacağım.
Gelin skolyoz konusunda yaratılmış olan efsanelere bir bir bakalım:
  •       Skolyoz bir duruş bozukluğudur, duruştan etkilenir: Bu nedenle de duruşu düzeltmeye yönelik tedavilerle düzeltilebilir.


·      Kesinlikle yanlış. Sıklıkla rastladığımız nedeni bilinmeyen (idyopatik) skolyoz ailevi bir hastalıktır ve hiç bir çevresel etkiden etkilenmez. Bir duruş bozukluğu değildir, ortaya çıkmasında keman çalmak, tenis oynamak yada çantayı hep bir tarafta taşımak gibi etkinliklerin hiç bir dahli yoktur. Eğer çocuğunuzda, sizde yada bir yakınınızda skolyoz varsa, kendinizi yada çocuğunuzu/yakınınızı boşuna suçlamayın. Skolyozlu kişinin skolyozlu olacağı aslında doğuştan bellidir, ancak şu anda elimizdeki bilgi ve teknolojiler bunu erken yaşlarda tanımaya yeterli değiller. Aslında, muhtemelen yeterli olsalar da fazla bir yararı yok, buna daha sonra değineceğim.

      Buradaki önemli konu, madem ki skolyoz bir hastalıktır ve ne yaptığımızdan/yapmadığımızdan ve diğer faktörlerden (çanta taşımak, sağ yada sol elli olmak, tenis oynamak vb.) etkilenmez, bu durumda doğal olarak bu etkinliklerden uzaklaşılması yada tersine egzersizler yapılması ile de engellenemez yada düzelmez.

      Bu konuyu özellikle vurgulamakta yarar var, çocuklarınıza yararlılığı kesinlikle kanıtlanmamış egzersizler ile işkence etmeyin. Çocuğun dışarıdan bakılınca duruşunu düzeltmek için spor yapması (genel bir sağlık önerisi olarak) iyidir, ama, o kadar. Sporu skolyozu iyileştirecek bir ilaç olarak sunmak yanlış, öyle düşünmek de yanılmak olur. Skolyoz tedavisi için yüzme kurslarının var olduğu günümüzde, ilginç bir bilgi değil mi? 

Skolyoz nedir, ne değildir?

Skolyoz nedir, ne değildir?

Prof. Dr. Emre Acaroğlu

Öncelikle, memlekette bu kadar dert varken bu skolyoz da nereden çıktı, neyin nesidir diye soranlara kısaca söyleyeyim; skolyoz omurga eğriliği demek. Yani önden yada arkadan bakınca omurganın yanlara doğru eğilerek kısmen yada tamamen S yada C şeklini alması.
Niye önemli? Çünkü çok sık rastlanan bir hastalık; genellikle ergenlik çağında genç kızlarda (ve doğal olarak sonrasında kadınlarda) görülüyor ve bu nüfusun yüzde 1 ila 4’ünden fazlasını etkiliyor. Kaba bir hesapla ülkemizde 200 ila 800 bin skolyozlu genç kız ve kadın olduğunu söyleyebiliriz. Azımsanacak bir sayı değil.
Peki ama, ciddi bir sorun olsa bunu herkesin duymuş olması beklenmez mi? İlginç bir şekilde öyle değil. Skolyoz özellikle çok ilerlemiş ve ciddi ve gizlenemez bir sırt şekil bozukluğu yaratan bir düzeyde değil ise, en iyi gizlenen ve kamufle edilebilen buna karşın yine de insanlarda ciddi bir özürlülük psikolojisi yaratabilen bir sorun.

Şimdi, başa dönelim, neden skolyoz konusunda bir yazı yazma ihtiyacı doğdu? Bunun çok basit bir nedeni var aslında, insanlarda dış görüntüyü bozan yada bozduğu algısı olan her hastalık gibi skolyoz da istismar edilmeye son derece uygun ve bu nedenle de acımasızca istismar edilen bir konu. Bu konuda o kadar başarılı bir toplumsal algıyı etkileme süreci oluştu ki, bu sürece müdahil olmanın boynuma borç olduğunu düşünmeden edemedim.
Bu nedenle de aralıklı olarak, skolyoz konusunda önemli olduğunu düşündüğüm tartışma konularını ve düşüncelerimi sırayla yazmayı istiyorum.
Yine de ek sorunlarınız olursa bilgi@ankaraomurga.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.